
Frances, bembeyaz teni ve göz alıcı güzelliğiyle dikkat çeken bir kadındı. Ancak bir sabah uyandığında, kendini bir dönem romanının içinde buldu! Artık Deniz Şehri’nin ünlü bir kapitalist ailesinin genç hanımefendisiydi. Olayların gidişatını önceden bilen Frances, “acı çekmek mi? Asla olmaz!” diyerek zekice karşı hamleler yapmaya başladı. Ailesindeki nankör akrabaları planlı bir şekilde Büyük Güneybatı’ya gönderdi, ardından da atalarından kalan gizemli uzay alanını kazandı. Şimdi elinde milyarlık servet, sayısız ada var ve Frances’in tek hedefi kaldı: kaderindeki adamı bulmak!